Bazı okuyucularımız tarafından, Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği’nde yapılan 19.08.2009 günlü son değişikliğin de Danıştay tarafından yürürlüğünün durdurulmasıyla, ormanlık alanlarda madencilik faaliyetine izin verilmediği, bu yüzden zaman kaybedildiği, maddi bakımdan büyük zararlarla karşı karşıya kalındığı, iki üç kişinin bir araya gelerek dava açmasıyla tüm ülkedeki madencilik faaliyetlerinin durma noktasına getirildiği belirtilmekte ve bu konudaki düşünceleri ile karşı dava açılıp açılamayacağı konusu sorulmaktadır.
Sektörü yakından ilgilendiren bu konuda detaylı açıklamalar yapmak gerektiği kanaatindeyim.
5177 sayılı Yasa’nın genel gerekçesi
3213 sayılı Yasa’nın günün koşullarına cevap vermediği ve bu nedenle Yasa’da değişiklikler yapılması gerektiği noktasından hareketle, 5177 sayılı Yasa yürürlüğe konulmuştur. 3213 sayılı Yasa’da yapılacak değişiklikle, izinlerin Bakanlık tarafından alınacağı belirtilmiş, konu hakkında zihinlerde kalan söylem ise “anahtar teslimi ruhsat verileceği” olmuştur. Bu söylemin ne yazık ki madenciye büyük zararı dokunmuş, bazı kişiler tarafından maden ruhsatlarının gelişigüzel verileceği sanısını uyandırmıştır. |