Biyojeokimya terimi ilk olarak Vernadsky (1926) tarafından kullanılmış, ilgili çalışmada yeryüzü tanımlanmış, ancak jeokimyadan bahsedilmediği gibi yaşamın jeokimya üzerindeki etkisi de tanımlanmamıştır. 1930’lu yıllarda ilk biyojeokimya laboratuarı eski Sovyetler Birliği’nde kurulmuş ve burada ilk çalışmalara başlanmıştır. Ancak gerçek anlamda yapılan ilk çalışma Hutchinson (1950) tarafından yapılan tez çalışmasıdır. Bu çalışmada kayaların aşınması ve erozyon gibi süreçlerle fosfat ve azotun akarsulara karıştığı, buradan da okyanuslara taşındığı ve bu ortamda da diğer elementlerle birlikte depolandığı belirtilmiştir. Bunun yanında denizlerden karalara taşınımın jeolojik hareketlerden başka, balıkçılık ve balık yiyen deniz kuşlarının dışkıları yolu ile gerçekleştiği, çeşitli ortamlarda bulunan elementlerin bir şekilde kara ve deniz canlıları ile ilgili olacağı (kuş ve balık fosillerinin kemiklerinde bulunan fosfat vs.nin yeryüzü hareketleri ile doğaya karışabildiği) vurgulanmıştır. Daha sonraları yapılan çalışmalarda yeryüzündeki yaşamın tanımlanmasında, kimyasal kompozisyonun da çok önemli olduğu vurgulanmış, canlıları kullanarak yerin gizemlerinin ortaya çıkarılması çalışmaları da hız kazanmıştır. |